yavaş be!
“yavaş be, dikkat etsene biraz”. bağırdı bana. tanımıyorum, kızın teki, yakınımızda biryerlerde duruyordu o da. kim olduğunun zerre kadar önemi yoktu o ana kadar. özür dilerim dedim. birşeyler söyledi, anlamadım, ama sinirliydi bana, çok açık. ben tepkisizdim. tanımıyordum onu, üstelik özür dilemiştim bir an evvel çıksın hayatımdan diye. giderken bile birşeyler söylüyordu. artık onun karakteri hakkında birşeyler biliyordum. korkağın teki! kendine güvenen bir görüntü çizip açıklarını kapatabilmek için komik duruma düşüyordu benim gözümde.
“yavaş be, dikkat etsene biraz”. bağırdı bana kızın teki. “bağırman gerekmiyordu bu cümle için”. “dikkat et biraz” diye bağırarak yineledi. “korkuyorsun ve etraftakiler sana destek versin diye bağırıyorsun. tek başına beni uyaracak cesaretin yok senin. özür dilerim ayağına bastığım için, bunun dışında sana ayırmak istediğim vaktim yok benim”.
diyalog böyle gelişecekti aslında. ikisinin de süresine bakarsak ilk konuşma daha kısa, dolayısıyla daha doğru bir seçenek olarak görünüyor. bir an evvel çıkıp gitmeli hayatımdan. tanımıyordum zaten, kızın tekiydi, başka da bir sıfatı yoktu.
0 Yorumlar:
Yorum Gönder
<< Ana sayfa