23 Ağustos 2006

Ben beni günlük

Karanlıkta uyanmalara alıştım günlük. Oysa sabahları hep aydınlık sanıyorduk değil mi? Yatınca gece, kalkınca gece... içimde her yer, artık biraz daha şafak özlemli günlük.

Neler kaybediyorum ama hiçbir şey bulamıyorum günlük. Defterler tutuyorum, defterler tutmuyor. Ne yapsam olmayacak sanki, hayat öyle bir yalan gibi. Söyledikçe, ben de inanıyorum.

Konuşamayanlar var günlük. Ne kelimeleri var ne de sözleri. Konuşanlar da var günlük; onların da ne kelimeleri, ne sözleri. Keşmekeş ve kargaşa günlük. Yaşam daha fazlası değil. Hiçbir şey olmuyor istendiği gibi, hiçbir şey oturmuyor.

Beni gördüklerinde insanlara ne gösteriyorum bilmiyorum günlük. Göz diye ne görürler, ağız diye ne bilirler bilmiyorum. Olmak çok ağır şey günlük, herkes seni bekliyor. Sevmek çok ağır günlük, sen herkesi bekliyorsun. Dengelerimi tutturamıyorum günlük; hep dara fazlalığı, hep yara fazlalığı.

Yarına ne kadar kalacağım bugünden bilmek gerek günlük. Eksik yerlerimden su alıyorum yoksa; açıldığım yerlerimden sökülüyorum. Bir bütün halinde günlük, parçalanmamış tek bir parça halinde hazır olmalı. Rüzgârın eğdiğini toprak tutamaz günlük.

Herkesle hesabımı kapatıyorum, aldıklarımı da vermeye çalışarak. Birer birer azalıp, azar azar çoğalıyorum. Beni artık kim sevebilir günlük?

Ha, kim beni günlük?
Ben beni mi?