31 Ekim 2005

şehr-i istanbul

koca şehr-i istanbul'u bırakmak ardında.. gökkuşağından bir tak takınmış boğazıyla, hüzünlü yağmurları, tarihi yarımada silüetiyle, beşiktaş çay bahçesiyle, galata köprüsüyle, boğazı görebilen her köşesi bucağıyla, istiklali, hızlı adımlarla yürüyen kalabalığıyla, vapurları, tramvayları, martıları, işportacıları, yankesicileri, dönmeleri, orospularıyla istanbul şehrini bırakmak ardında..herşey hızlı yaşanır şehri istanbulda; hızlı yürür, hızlı şöförlerin dolmuşlarına, taksilerine binersin, acele acele yemek yersin, hızlı hızlı içersin, ne varsa bir an evvel tüketirsin.. dünü unutur yarını düşünmeye fırsat bulamazsın istanbul şehrinde.. koca şehrin yanıp yıkılacağını, istanbul şehrinin altında kalacağını bilsen yine de umursamazsın.. oysa ankara'da herşey çok yavaştır; ankara memurlar kentidir, gündüzü olmayan akşamı yorgun, uyku çağıran, saat on olunca uyunan memur kenttir ankara.. tüketmek zor gelir, aheste adımlarla yürürsün, birşey yaparken iki kere düşünürsün, birşey alırken tereddüt edersin, yemek yerken aynadan kendini seyredersin, yediklerini ağzında uzun uzun gevelersin.. dertlerini unutamazsın bir türlü, ankara'nın yavaşlığında düşünmeye bulacak çok vaktin olur.. acabalar kentidir ankara, acaba mutlu ölebilmek mümkün müdür ankara'da.. ayrılıklar, hüzünler kentidir ankara..
"ayrılık sevdaya dahil" şarkısıyla kucakladı beni ankara, istanbul uykumdan uyandırdı..

2 Yorumlar:

At 07 Kasım, 2005 16:21, Anonymous Adsız :

bu şehr-i istanbul'da her saniye başka bi hayal canlanır gözünde. Etrafta herşey hızla evrilirken, otomobiller hep biyerlere yetişir, insanlar hep biyerlere koştururken, boğazda vapurlar pür telaş geçişirken, teknelerde amcalar "çeeek!" diye bağırırken sen durursun. durursun ve izlersin bütün bunları, sanki hepsinin dışındaymışçasına. Zaman onlar için akar da senin için durumuşçasına.. İstanbul'da hızla dönen bir çemberin merkezinde ne yana baksan bilemez bir halde kalakalırsın ve beklersin.. acıyı en güzel istanbul'da yaşarsın. aşkı ve mutluluğu da.. sen ağlarken eşlik eder sana gri gökyüzü.. sen yanarken dalgalanır deniz bütün gadriyle.. sen gülerken eflatun olur boğazın iki yakası.. kavuştuğunda sevdiğine, ıslak bir yel eser denizden dudaklarına. istanbul herşeyi en yoğun haliyle yaşatır insana..

ankara'da ne yapabileceğini her zaman bilebilmenin huzurunu ve sıkıntısını bir arada yaşarsın.. korkmazsın yaşayacaklarından, ama heyecanlanmazsın da.. yine de aşkların en güzeline dair ne varsa gizleyebilirsin ankara'nın ayazına, o da içini ısıtır hiç sakınmadan.. yağmurunda ayrı tat bırakır ağzında, geceyarısı yağan lapa lapa karda ayrı tat..
ruhuna özlediğin dinginliği sunar her defasında..

istanbul deniz, ankara çiçek kokar baharda..

ve nereye gidersen git, nerede yaşarsan yaşa, yüreğin ne diyorsa sen şehrinin o yüzünü görürsün.. yüreğin acı zamanı demişse bi kere, coğrafyanın kokusu da tadı da acıya keser...

 
At 07 Kasım, 2005 20:03, Anonymous Adsız :

bacım çok güzel yazmışsın vallahi ellerine sağlık.. seni de katalım soframıza, hatta başyazar yapalım.. yazını iznini almadan bi başlık altında yayımlıyorum, kızmazsın umarım..

 

Yorum Gönder

<< Ana sayfa